Adli sicil kaydı sorgulama, gss borç sorgulama

 

İkametgâh (yerleşim yeri), bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir (Bkz. Türk Medeni Kanunu md.19 vd). Kanunda açıkça öngörülmemiş olmakla birlikte ikametgâh sahibi olmak (zorunlu bazı haller dışında), iyi halli olmanın göstergelerinden http://www.sorgu.org/trafik-cezasi-sorgulama/ birisidir. Doktrinde 1412 sayılı mülga Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 416.maddesindeki düzenleme nedeniyle mahkûmun Türkiye’de ikametgâhı yoksa yasaklanmış hakların geri verilmesini talep edemeyeceği yönünde görüşler mevcuttu145. Bu konudaki tartışmanın bugün için pratik bir önemi kalmamıştır. Zira mahkûmun Türkiye’de ikametgâhı yoksa talep hükmü veren mahkemeye yapılacaktır. Hüküm yabancı bir mahkemeye ait olmakla beraber, hak yoksunlukları yönünden geçerli olmasına karar verilmiş ise (5237 sayılı TCK md.17; 765 sayılı mülga TCK md.8), bu kararı veren mahkeme hükmü veren mahkeme olarak kabul edilmelidir. Askeri mahkemelerden verilen hükümlerle ilgili olarak başvuru şekli, mercii ve kanun yolları konularında ayrık hususların düzenlendiği 25.10.1963 tarih ve 353 sayılı “Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun 258.maddesi, 29.6.2006 tarihli ve 5530 gss borç sorgulama sayılı Kanunun 62.maddesi ile yürürlükten kaldırıldığından, askeri mahkemelerden verilmiş hükümler açısından da  Askeri Ceza Kanunundaki hükümler saklı kalmak koşuluyla- 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 13/A maddesi uygulanacaktır. Yüce Divan’ın gss borç sorgulama veya Yargıtay ceza daireleri ile CGK’nin ilk derece mahkemesi olarak verdiği hükümlerle ilgili olarak ortaya çıkan hak yoksunluklarının geri verilmesi aynı yerlerden istenebilecektir. Çünkü gerek Yüce Divan’ın gerekse ilk derece olarak görev yapan Yargıtay ceza dairesi ile CGK ülkede tek olup, aynı derecede başka bir mahkeme de yoktur. İcra ve İflas Kanunu’na göre taksiratlı ve adi müflisin itibarının iadesi iflasa karar veren mahkemeden istenebilir (ĐĐK md.313–314) Mahkeme görevli ve yetkili olup olmadığını resen inceleyecektir148Yeni Kanunda 1412 sayılı mülga Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 418.maddesinde öngörülen ön soruşturmanın raportör aza marifetiyle yapılması usulü benimsenmemiştir. Mahkeme taleple ilgili bütün belge ve bilgileri 1412 sayılı mülga Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nda öngörülenin aksine resen toplayacaktır. Bu nedenle hükümlünün dilekçesine “mahkûmiyeti gösteren kararın sureti müstedinin mahkûm olduğu cezanın infaz gss borç sorgulama edildiğini veya kanuni sebeplerden dolayı düştüğünü ve tarihlerini ve mahkeme masraflarıyla hükmolunmuş ise şahsi hakların ödendiğini müsbit evrak ve mahkûm olduğu cürümden pişman olduğunu ihsas edecek surette hüsnü hali görüldüğüne dair vesikalar. Gibi belgeleri ekleme gibi bir zorunluluğu bulunmamaktadır. Bununla birlikte bu konuda belge sunabileceği adli sicil kaydı sorgulama gibi, celbini de talep edebilecektir. Mahkeme kararını ya 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nda olduğu gibi (md.418) dosya üzerinde inceleme yaparak ya da Cumhuriyet savcısını ve hükümlüyü dinlemek suretiyle verebilir (md.13/A, f.4). Evrak/dosya üzerinde yapılan incelemelerde hükümlü veya Cumhuriyet savcısının dinlenilmesinin mümkün olmaması karşısında, bu yolun tercih edilmesi durumunda talebin duruşma açılarak değerlendirilmesi zorunludur149. Mahkeme evrak üzerinde inceleme yaptığı durumlarda da Cumhuriyet savcısının görüşünü almalıdır (5271 sayılı CMK md. 33150). Mahkeme bu kapsamda yaptığı incelemede mahkûma ait adli sicil kaydını, mahkûmiyete ilişkin kesinleşmiş ilamı, ikametgâh senedini vb. belgeler celbetmeli, deneme adli sicil kaydı sorgulama süresi içinde işlendiği iddia edilen bir suçtan dolayı hakkında soruşturma veya kovuşturma olup olmadığı araştırılmalı, gerekirse tanık dinlemeli ve kolluk marifetiyle araştırma yapmalıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir