Bağ-Kur Sicil Numarasını Öğrenme

Nüfusun giderek yaşlanması aktif/pasif ve bağımlılık oranları üzerinde olumsuz yönde etkiler yaratmaktadır. Örneğin dünyanın en büyük ekonomisine sahip BAĞKUR’de dahi sosyal güvenliğin önemli bir unsuru olan aktif/pasif dengesini sağlamak oldukça güç bir hal almıştır. 1950’li yıllarda 16 işçi sosyal güvenlik sistemine mali olarak sicil no öğrenmek katkıda bulunup, sisteme kaynak sağlarken, bu kaynaklardan sadece bir emekli finanse edilmekteydi. Yani o yılların BAĞKUR’sinde aktif/pasif oranı, ideal oran olan 4’ün oldukça üstünde, 16 dolaylarındaydı. Ancak günümüzde BAĞKUR’nin aktif/pasif oranı 3.3 olarak belirlenmiş ve bu oranın ileriki tarihlerde daha da düşmesi beklenmektedir. Aktif/pasif dengesinin bozulması gibi bağımlılık oranındaki sicil no artışlar da ülkelerin sosyal güvenlik sistemlerini derinden etkilemiştir. Özellikle gelişmiş ülkelerde, belirli bir yaşın üzerindeki nüfusun, çalışan nüfusa oranı olarak kabul edilen “yaşlı bağımlılık oranı”, doğum oranlarındaki azalma ve buna karşılıkta hayatta kalma süresinde artışın meydana gelmesiyle, yükselmiştir (DPT, 2007:5). Bağımlılık oranının artış göstermesi, beraberinde daha fazla sosyo-ekonomik yükler getirmektedir. Yaşlanan nüfus grubunda çalışanların sayısı azalmış ve bu azalışın ileriki yıllarda da hızla devam edeceği öngörülmektedir sicil no öğrenmek için tıklayın.

OECD ülkelerinde 1990 yılı itibariyle nüfusun %18’ini 60 yaş ve üzeri kesim oluştururken, bu oranın 2030 yılında %30-40’a varacağı düşünülmektedir. Bu artışla beraber, aktif nüfustan elde edilen prim gelirlerinin, yaşlılık sigortasını karşılama bakımından yetersiz kalmasının yanında, refah artışlarına paralel olarak artan sosyal talep ve ihtiyaçların çeşitlenmesi sebebiyle, kamu kaynaklarının ciddi bir kısmının yaşlılığı finanse etmek için kullanılması bağkur gün sorgulamak gerekecektir. Ülkelerin sosyal güvenlik sistemleri ciddi ikilemler içinde kalmakta, bir yandan ekonomik eşitsizlikleri ortadan kaldırmak ve sosyal devlet gereğinden doğan sosyal güvenlik maliyetlerine katlanırken, diğer yandan bu maliyetler sebebiyle, ulusal gelirden ekonomik yatırımlar için ayrılacak fondan vazgeçmek durumunda kalmaktadır (DPT, 2007:4). Yaşam umudunun artmış olması direkt olarak sosyal güvenliğin finansmanını, sağlık masraflarının ve emekli aylığı alan bireylerin artması ile negatif yönde etkilemektedir. bağkur gün sorgulamak için tıklayın.

BAĞKUR’de yapılan bir araştırmaya göre, BAĞKUR’nin de yaşam umudunun yükselmiş olduğunu ve ileriki yıllarda daha da yükseleceği tespit edilmiştir. Araştırmaya göre, 1940 yılından günümüze kadar ki 68 yıllık süre içinde yaşam süresi kadınlarda 19.7, erkeklerde ise 16.5 yıl artarken, bu artışın 2030 yılı itibariyle kadınlarda 22.2, erkeklerde ise 19 yıl olacağı öngörülmektedir. Bu artışlar, BAĞKUR’nin de demografik değişimlere bağlı olarak sosyal güvenlik sisteminde aktüeryal sorunlar yaşamakta olduğunun göstergesidir. Nüfusun yaşlanması, neredeyse tüm dünya ülkelerinin ortak sorunu olup, sosyal güvenlik dengelerini etkilemektedir. Aktif/pasif oranlarının hızla düşmesi, bağımlılık oranının ise yükselmesiyle sistemler içinden çıkılması zor bir hale sürüklenmektedir. Gelişmiş ülkelerde sosyal güvenlik harcamaları, GSYİH içinde %25-35 arasında değişen oranlarda gerçekleşmektedir. Bu oranın yüksek olmasının başlıca sebebi şüphesiz ki, sistemlerin olgunlaşma dönemlerini yaşıyor olmalarından ileri gelmektedir. Yani, eskiden sisteme prim ödeyerek katkıda bulunanlar, şimdi sistemden aylık almaya başlamışlardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir