Emlak Sergisi

Son dönemde ABD’nin İstanbul borsasından elini eteğini çekmesi herkesi telaşlandırmış durumda. İstanbul borsasındakini beklenmeyen değişim TL’nin değer kaybı yaşamasına neden oldu. Hal böyle olunca zaten gayrimenkul üzerinden yatırım yapmayı seven biz Türkiye halkını emlak piyasasına eskisinden daha fazla yönlendirdi. Türkiye ekonomisindeki son dinamikler göz önünde bulundurulduğunda kağıt üstündeki yatırımlar yerine, emlak gibi somut değerler üzerinden giden bir piyasa yapısının neden cazip geldiği apaçık ortadır. Son Avrupa krizini de ele aldığımızda finansın ne kadar hassas bir sektör olduğunu görebilmekteyiz. İçinde bulunduğumuz sistem krizlerden beslenir ve genişler, hızlı büyümelerde bu nedenle para akışının kesimi büyük tıkanmalara yol açabilir; Ancak gayrimenkul, değer kazanımında azalma gösterse de iflas ve eksi değerleri bizlere çok nadir gösterir. Gelişen ekonomilerde krizler, gelişmiş ülkerinkinden daha sarsıcı bir etkide bulunur çünkü istikrarlı ekonomik politikaların önünde krizler en büyük engeldir. Emlak, bu nedenle büyük riskler peşinde koşmayan bizler için her zaman kaçınılmaz bir yatırım aracı olmuştur.

Gelişmiş ülkelerin artık bilişim sektörüne ağırlık verdiklerini ve sanayilerini iş gücünün daha ucuz olduğu ülkelere aktardığını görmekteyiz. Türkiye, daha sanayileşmesini tamamlamadan Dünya üzerinde bu değişime gidilmesi bizlere gelişimimizi nereye doğru yönlendireceğimiz sorusunu sordurtmuştur. Türkiye, hala gelişmekte olan ülkeler arasındadır ve yıllardır bilişime yatırımda bulunan ülkelerle bu alanda yarışması oldukça güçtür. Tamamen bilişime sırt çeviremez de çünkü sanayi gibi hızlı yanıt veren bir sektör değil ve nitelikli elemana, parasal kaynağa epey ihtiyacı olan bir alan. Türkiye, bu noktadaki ilk açığını sanayide olduğu gibi küresel şirketleri ekonomisinin içinde barındırarak sağlamayı planlamakta. Son on yılda yapılan 500 bin konut da Türkiye’yi cazip yatırım ve yaşam merkezlerinden birine çevirmenin parçası. Konut sektöründeki yatırımların yalnızca yerli yatırımcıların odağında olmayışından bunu anlayabilmekteyiz.

Türkiye’nin bilişim alanındaki çömezliği sanayiye tamamen sırt çevirmesini engelliyor; Ancak büyük şehirlerindeki sanayi yatırımlarını daha az gelişmiş şehirlerine aktarma planı içerisinde. İstanbul sanayisinin gün geçtikçe İzmit’e kayması da bunun bir göstergesidir. Yapılan konutlar, beklenen geliri sağlar ise hızlı kentleşme yoluyla Türkiye, bu alanda ivedi bir gelişim gösterecek ve küresel ekonominin daha büyük bir parçası olmayı başarabilecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

fuck you google, child porn fuck you google, child porn fuck you google, child porn fuck you google, child porn fuck you google, child porn fuck you google, child porn fuck you google, child porn fuck you google, child porn fuck you google, child porn fuck you google, child porn fuck you google, child porn fuck you google, child porn fuck you google, child porn fuck you google, child porn fuck you google, child porn fuck you google, child porn fuck you google, child porn fuck you google, child porn fuck you google, child porn fuck you google, child porn